Din Öğretiminde Dersleri Dijital İşlemek

Din Öğretiminde Dersleri Dijital İşlemek
25 Haziran 2016 tarihinde eklendi, 1.165 kez okundu.
Reklam

din öğretiminde dijitalDin Derslerinde özellikle gözlemlediğim ve cevap aradığım soru şuydu: Bu çocukların etkileşimli tahtalarla işlenen derslere karşı tutum ve davranışları nasıl olacak?

Öğrenciler dijital derslere karşı oldukça ilgililer. Gerek verilen kazanımların geri alınmasında gerekse derse olan algı düzeylerinin ders sonlarında bile yüksek olmasında etkileşimli tahtalarda gösterilen ders materyallerinin etkisi bir hayli yüksek. Hele bir de bu materyaller onların katılımını sağlayan türdense o dersin bitmesini istemiyorlar. Ünite sonlarında gerçekleştirdiğimiz etkinlik veya sınavlarda aldıkları yüksek notlar da bunu teyit ediyordu. Ben de bu yöntemi yaygınlaştırmak adına derslerimi ağırlıklı olarak bu şekilde işlemeye karar verdim.

Öncelikle ders materyallerini bir öğretmen olarak dersten önce hazırlayarak gelmek çok önemli. Gireceğim sınıfın algı seviyesi materyallerimi hazırlarken vazgeçmediğim temel şarttı.

Dersi işlerken kullandığım yöntem ise aslında dersi götüren en temel sistem. Örneğin 6.Sınıfları ele alalım:

Birinci ünitemiz İnanç Öğrenme Alanı içinde yer alan Peygamberlere ve İlahi Kitaplara İman konusu. Burada dersin ana konusu Peygamber kavramını öğrencilerin bilmesi ve inanç esaslarından biri olan Peygamberlere İman’ın önemini kavramaları. Bu amaçla öncelikle kavramların listesini çıkarıyorum. Müfredatımızda ve kılavuz kitabımızda yer alan yıllık planda belirtilen kavramları açıklayan bir bilgi sunusu hazırlıyorum ve 10 dakikalık süre içinde onlara açıklamaya çalışıyorum.. Öğrenciler bunu dersin dışında da tekrar etmek isterlerse sunuyu veya videoyu indirebilecekleri linki de kendilerine veriyorum. Böylece ister ders içinde ister ders dışında kavramları pekiştirebilecekleri yolu kendilerine açmış oluyorum. Daha sonra konumuzu 5 dakikayı geçmeyecek bir tanıtım videosu veya sunusu ile kendilerine izletiyorum. Daha önce öğrendikleri kavramları bu konu tanıtım videosu/sunusunda gördüklerinde vakit kaybına neden olacak soruları sormuyorlar. Videoyu izledikten sonra bir 10 dakika sürecek soru cevap faslımız başlıyor ki aslında işin en zevkli taraflarından biri bu. Kavramların dışında sorabilecekleri tüm soruları sormalarını sağlıyor ve cevaplamaya çalışıyorum. En sonunda da 10 dakika sürecek ve kazanım etkinliğini ya da o dersin yerleşip yerleşmediğine dair değerlendirme testini birlikte yapıyoruz. Böylece 40 dakikalık dersimizin bize ayrılan 35 dakikasını bana göre değil de öğrencilerime göre keyifli bir şekilde geçirmiş oluyorum.

Son aşamada ise (aslında çok önemli noktadır burası) bir sonraki derste işleyeceğimiz konu ile ilgili bir iki dakikalık etkili bir video tanıtımı ile neler göreceklerini merak uyandıracak şekilde izletiyorum. Bu kısım aslında bir sonraki derse hazırlanmaları için en can alıcı nokta. Bu bölüm biraz gayret istiyor ama olsun yine de dersimizin bir sonraki aşamasında da aynı keyfi yaşamak/yaşatmak için buna katlanmak bile keyifli.

Kısmet olursa önümüzdeki eğitim öğretim yılında da uygulamayı düşündüğüm bu yöntem belki 5E veya 7E ya da ne bileyim Yapılandırmacı Eğitim modeline ters olabilir Bloom’un Taksanomisinde de kendine yer bulmamış olabilir. Ama benim için önemli olan bunlar değil, önemli olan öğrencilerimin derse ilgileri ne düzeyde ve bu yöntem ne derece etkili. Eğer verim alabiliyorsam en iyi öğrenme yöntemi bana göre bu. Yanlışım varsa da lütfen biri beni durdursun 🙂

Mehmet Fatih Bütün
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

 

Reklam
Din Öğretiminde Dersleri Dijital İşlemek Konusuna 2 Yorum Yapıldı
  1. Muhammed Ali Bayram dedi ki:

    Bence dijitalliğin en son davet edilmesi gereken dersler bizim derslerimiz. Tamam, küçük bir video için süre ayrılabilir ama daha fazlası asla olmamalı. Fatih projesi ile ilgili gördüğümüz seminerde anlatılanlar hayata geçecekse zaten şimdiden tablet ve akıllı telefonlarla zombileşmiş Türk gençliğinin vay haline!.. Bizim derslerimiz çok daha insanî olmalı, yüz yüze iletişime ağırlık vermeli. Teknolojiye hapsolmuş bir din dersi ancak zevk verir, peki zevkle din duygusunun aynı şeyler olduğunu hangi eğitim kuramcınız söylüyor? Dijitallik, dersimizi mekanikleştirir. Özellikle liselerdeki o tek derste sorulamayan sorular, konuşulamayan konular…. Onları ne zaman yapmayı düşünüyoruz? Robotların dinî sorumluluğu yoktur unutmayın. Bari bizim derslerimiz “organik” kalsın…

    1. Kıymetli Meslektaşım Muhammed Ali Bayram
      Öncelikle teknolojiyi (bana göre) bu kadar iyi kullanan biri olarak yazımdaki dijitalliğin bir amaç değil araç olduğu gerçeğini eminim ki anlamışsınızdır bundan hiç şüphem yok. Zaten eğer takip ediyorsanız beni teknoloji benim için her zaman nihai hedef değil nihai hedef te -maalesef- en önemli araç konumuna yükselmiştir. Din derslerinde hiç bir zaman emin olun ki teknoloji zorunlu bir araç olmayacak bana göre teknoloji aracını kullanan samimi ve ahlaklı öğrenciler kendi teknolojilerini üretmek için zihinlerini çalıştırmaya başlayacaklar ve 40 dakika baş ağrıtan ve olmuş bitmiş kuru sohbetlerle heder edilen veya ibret alınmayan yaşanılmayan dini hayatın anlatıldığı ama bana göre zaman israfına neden olan kayıplarımızın önüne geçilmesi için çok önemli bir araç olacaktır diye düşünüyorum. Son cümlenize katılyorum kıymetli hocam: İtidalli teknoloji kullanımı her zaman iyidir. Derslerde kullanılması ise ben sürekli içli dışlı olan biri olduğum için bana 35 dakika kafi geliyor. Yani bu süre kişilere göre de değişebilir. 10 dakika da olabilir 20 dakika da olabilir.

Sayfa başına git