Pratik Ahlak Dersi Getirilmelidir

Pratik Ahlak Dersi Getirilmelidir
24 Şubat 2015 tarihinde eklendi, 385 kez okundu.
Reklam

Eğitim sistemimizde son derece köklü değişiklikler yapıldı son on yıl içinde. 4+4+4, Seçmeli Dersler, Osmanlıca derslerinin getirilmesi vs… Bunların hepsinin iyi niyet hareketi olarak başladığına inancımı devam ettirmek istiyorum. Bu anlamda naçizane büyüklerimize küçük bir önerim var. Bu önerim içimizin dağlandığı bu zamanda değil, daha önce düşündüğüm ama dillendiremediğim bir gerçeklikti. Öyle ki çocuğun babasını bıçaklaması, annenin evladını boğarak öldürmesi,  sözüm ona bir erkeğin Allah’ın emaneti olan eşini çocuklarının gözü önünde hunharca katletmesi, kız kardeşi hükmündeki bir masumu sırf nefsinin isteklerine karşı geldiği için yakarak öldürmesi gibi maalesef son derece yürek dağlayıcı bu son olaylarda göstermektedir ki sosyal anlamda belirli aralıklarla şiddetini arttıran psikolojik ve sosyolojik depremlerin yaşandığı şu dönemde bir nebze de olsa toplumumuza ivme kazandıracağına inandığım “Pratik Ahlak” adını verdiğim  zorunlu bir ders getirilmelidir müfredatımıza ve bu dersin kazanımları, başta İslam dini olmak üzere 77 milyonluk Türkiye’de yaşayan tüm inanç gruplarının özellikle de sahadaki eğitici ve öğreticileri (öğretmenler, imamlar, vaizler, müftüler, dedeler, mollalar…) tarafından hazırlanmalıdır. Gerekli incelemeler Talim Terbiye tarafından yapılmalı ve oradan da Milli Eğitim Bakanlığı’na tam bir ders olarak hazır bir şekilde ilgili bölgelerdeki okullarda zorunlu bir ders olarak verilecek hale getirilmelidir.

Aslında bu dersin bana göre tohumu “Değerler Eğitimi” çalışmaları ile başlatıldı lakin biraz sönük kaldı. Yani bizim duyabileceğimiz veya görebileceğimiz boyutta bir etkiye ulaşmadı. Gönül ister ki geleceğimizi emanet edeceğimiz evlatlarımızın ahlaki anlamdaki üstünlükleri ve aslında tabiatlarında var olan güzellikleri, inandıkları sistemlerin çıkış kaynaklarının ışığı altında tekrar canlanabilsin. Bu şu an için benim ve benim gibi düşünen binlerce eğitimcinin ideali ama gerçekleştiği zaman neler olabilir bir düşünün…

Örneğin,

İmam Hatip Ortaokulu ve Liselerinde ya da normal bir ortaokul ve Anadolu Lisesinde İslam kültür ve ahlakı ile yetişmiş bir aile mensubu çocuğumuza bu dersi verdiğimizi düşünelim. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in adalet, eşitlik, şefkat,merhamet vb gibi vasıflarından hayatına yansıttığı örnekleri dersinde işleyecek ve bunları tıpkı üniversiteden mezun olurken yapmak zorunda kaldığımız  staj veya tez gibi pratik tez/pratik staj şeklinde eğitimcinin gözetiminde tamamladığını hayal edelim. Bu konuları belirlerken de çocuklarımızın gönüllerine seslenebileceğimiz konulara ağırlık verelim. Sizce böyle bir ders eğitimimiz için bir kazanç olmaz/olamaz mı? Bu örneği diğer din veya mezhep mensuplarının temel ahlaki öğretileri için de uyarladığımızı düşünelim. Bundan herkes kârlı çıkmaz mı?

Dini, inancı, kültürü, yaşayışı ve düşüncesi ne kadar farklı olursa olsun; birbirine düşüncesinden, inancından, yaşayışından veya kültüründen dolayı kötü gözle bakmayan; ailesine toplumuna zarar vermenin son derece tehlikeli ve yanlış olduğunu bilen; hırsızlık, adam öldürme, yalan, zina, kul hakkı, iftira, gıybet gibi toplumumuzu kemiren hastalıklardan arınmış yepyeni tertemiz saf ve iyiliklerle donatılmış bir nesli kim istemez ki ?

Hem böyle bir toplumun tesisi dünya için de gerekli değil mi?

Mehmet Fatih Bütün
Eğitimci
242

Reklam
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git